Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
BlueLackk

Cümlenin Öğeleri Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

1. Temel Ögeler


Bir düşünceyi, bir dilek ya da duyguyu söz veya yazı ile anlatabilmek için en az iki öge gereklidir. Bunlar yüklem ve öznedir. Bunlara cümlenin temel öğeleri denir. 

1.1. Yüklem (Fiil, Eylem)

Cümledeki işi, hareketi, yargıyı bildiren çekimli unsura yüklem denir. Yükleme, cümlede yargı bildiren çekimli öge de diyebiliriz. Yüklem, yukarıda belirttiğimiz gibi, cümlenin temel ögesidir. Yani yüklem olmadan cümle de oluşmaz.Örnek(ler)» Ben işlerimi zamanında yaparım.
cümlesinde “yapmak” sözcüğü, bir yargı taşıdığı için yüklemdir.» Buradaki evlerin hepsi çok güzeldi.
cümlesinde “güzeldi” sözcüğü bağımsız bir yargıyı sonuca bağladığı için yüklemdir.» Komşu, komşunun külüne muhtaçtır.
cümlesinde ise “muhtaç” ismi, ek eylemin geniş zamanı ile çekimlenerek yüklem görevini üstlenmiştir.  NOT  Yüklemi bulmak için herhangi bir soru yoktur. Fiiller ya da isim soylu sözcükler çekimlenerek bu görevi üstlenir. Yüklem bir sözcükten oluşabileceği gibi sözcük grubundan da oluşabilir.Örnek(ler)» Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
cümlesinde “üstündeki kandır” sıfat tamlaması,» Kadın, çocuğunu çok merak ediyordu.
cümlesinde “merak ediyordu” birleşik eylemi,» Babamın çantası, arabanın bagajındaymış.
cümlesinde “arabanın bagajındaymış” isim tamlaması yüklem görevinde kullanılmıştır. 

1.2. Özne

Yüklemin bildirdiği iş, oluş ya da durumu yapan ve­ya cümledeki olanı karşılayan ögeye özne denir. Özne, cümlenin temel öğesidir; ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.Özne, fiil cümlelerinde işi yapandır. İsim cümlelerin­de bir eylem bulunmadığı için özne, yüklemin bil­dirdiği durumda olandır. Özne, yükleme sorulan “kim, ne?” soruları ile bulunur. Ancak özellikle “ne” sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, özne sorusunu yükleme “yapan kim, olan ne?” biçimlerinde sormamız daha doğru olur.Örnek(ler)» Çocuklar bahçede neşeyle koşuyor. (koşan kim?/ kim koşuyor?)
cümlesinde “koşma” eylemini gerçekleştiren “çocuk­lar”dır. Bunu yükleme sorduğumuz “koşan kim?” sorusu ile bulabiliyoruz.» Bugün hava çok güzeldi. (güzel olan ne?)
cümlesinde özneyi bulmak için sorumuzu yüklem­le birlikte sorarız: “Güzel olan ne?” Cevap duru­mundaki “hava” sözcüğü özne görevindedir.  >  Özne; gerçek özne, gizli özne ve sözde özne olmak üzere üç grupta incelenir:

1.2.1. Gerçek (Açık) Özne

Yüklemin bildirdiği yargıyı gerçekleştiren ya da yargının konusu olan varlığın cümlede açıkça ifade edildiği öznedir.Örnek(ler)» Bu konuyu bize Aydın anlatacak. (anlatacak olan kim?/ kim anlatacak?)
cümlesinde “Aydın” öznedir. Çünkü yüklemde bildi­rilen “anlatma” işini yapan durumundadır. 

1.2.2. Gizli Özne

Cümlede bir sözcük ola­rak bulunmayan, yüklemin çekiminden anlaşılan öznelere gizli özne denir.Örnek(ler)» Bu konuyu size anlatacağım. (anlatacak olan kim?/ kim anlatacak?)
cümlesinin yüklemi “anlatacağım” sözüdür. Özneyi bulmak için “anlatacak olan kim?” diye soruyoruz, “Ben” cevabı alıyoruz; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği şahıstan çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir.» Dün akşam çok eğlendik. (eğlenen kim? → biz → gizli özne)
» Bize soğuk davranıyor. ( soğuk davranan kim? → o → gizli özne) 

1.2.3. Sözde Özne

Eylemin kim tarafından yapıldığı belli olmayan cüm­lelerde işten etkilenen unsur özne kabul edilir. Böyle öznelere sözde özne denir.Örnek(ler)» Bu konu çok iyi anlaşıldı.
cümlesinin yüklemi “anlaşıldı” sözüdür. Özneyi bulmak için “anlaşılan ne?” diye soruyoruz, “Bu konu” cevabı alıyoruz. “Bu konu” sözü burada özneymiş gibi gözükse de aslında işi yapan değil, işten etkilenen konumundadır. “anlaşılma” eyleminin kimin tarafından yapıldığı belli değildir, bu eylem sonucunda “bu konu”nun anlaşıldığı bellidir. Eylemin kimin tarafından yapıldığı belli olmadığı için “bu konu” özne olarak kabul edilmektedir.  NOT  Söz ya da söz öbekleri cümlede özne olabilir. Ad tamlaması, sıfat tamlaması özne olarak kullanıla­bilir.Örnek(ler)» Uzun boylu, genç biri kapıyı açtı.
cümlesinde “uzun boylu genç biri” sıfat tamlaması özne durumundadır; çünkü “açtı” eylemini yapan kişidir.» Dolabın kapısı kilitliydi..
cümlesinde “dolabın kapısı” belirtili isim tamlaması özne göreviyle kullanılmıştır; çünkü özneyi bul­mak için sorulan “kilitli olan ne” sorusuna “dolabın kapısı” ad tamlaması cevap vermektedir. 

2. Yardımcı Ögeler

Cümlenin yardımcı öğeleri nesne, dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı), zarf tümleci (zarf tamlayıcısı) ve edat tümlecidir. 

2.1. Nesne

Nesne, cümlede öznenin yaptığı işten etkilenen öğedir. Nesne, sadece yüklemi geçişli olan fiil cüm­lelerinde vardır ve yükleme sorulan “ne, neyi, kimi?” sorularıyla bulunur.Örnek(ler)» Bugün seni çok aradım. (kimi aradım?)
cümlesinde yükleme sorulan “kimi?” sorusuna ce­vap veren “seni” sözcüğü nesnedir.» Fuardan kardeşime kitap aldım. (ne aldım?)
cümlesinde “ne” sorusuna cevap veren “kitap” söz­cüğü nesnedir.  >  Nesneyi belirtili nesne ve belirtisiz nesne olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür:

2.1.1. Belirtili Nesne

Yükleme sorulan “neyi, kimi?” so­rularına cevap veren sözcük ya da sözcük gruplarıdır. Belirtili nesne durumundaki sözcük ya da sözcük­ler yükleme belirtme hâl ekiyle (-i) bağlanır.Örnek(ler)»Bu maçı mutlaka izlemeliyim. (neyi izlemeliyim?) (belirtili nesne)
cümlesinde “neyi” sorusuna cevap veren “bu maçı” sözü belirtili nesne olarak kullanılmıştır. 

2.1.2. Belirtisiz Nesne

“-i” belirtme hâl ekini almayan ve özneyi bulduktan sonra yükleme sorulan “ne?” sorusuna ce­vap veren sözcükler, belirtisiz nesne olur.Örnek(ler)
» Adam bir çuval taşıyordu? (ne taşıyordu?) (belirtisiz nesne)
cümlesinde yükleme sorulan “ne” sorusuna “bir çu­val” cevabını alıyoruz. Bu sözcük yalın olarak kulla­nıldığından yani belirtme hâli eki almadığından be­lirtisiz nesnedir.  NOT  Cümlenin öğeleri bulunurken özne ve nesneyi karıştırmamak için önce yüklemi, sonra özne­yi, daha sonra da nesneyi bulmalıyız.Örnek(ler)» Kalemi dün akşam kaybolmuş.
özne                               yüklem
cümlesinde özneyi bulmadan “Neyi kaybolmuş?” sorusunu sorar ve “kalemi” sözcüğüne nesne der­sek yanılmış oluruz. Çünkü önce özneyi bulmalıyız. Buna göre “Kaybolan ne?” sorusunu sorduğumuz­da “kalemi (Onun)” cevabını alırız. Demek ki “kale­mi” sözcüğü nesne değil, öznedir. 

Dolaylı Tümleç, yüklemi yer anlamıyla tamamlayan ögedir.

2.2. Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı)

Cümlede yaklaşma, bulunma, uzaklaşma bildiren, yüklemi yer anlamıyla tamamlayan öğedir. Yer tamlayıcısı “-e, -de, -den” ekleriyle oluşan sözcük veya söz­cük gruplarıdır. Dolaylı tümleç, yükleme sorulan “ki­me, kimde, kimden; nereye, nerede, nereden; ne­ye, neyde, neyden?” gibi sorularla bulunur. Örnek(ler)» Baş ucumdaki lâmbayı yakıp, saate baktım. (neye baktım?) (yer tamlayıcısı)
cümlesinde yükleme sorulan “neye” sorusuna ce­vap veren “saate” sözcüğü dolaylı tümleçtir.» Seninle evde konuşacağım. (nerede konuşacağım?) (dolaylı tümleç / yer tamlayıcısı)
cümlesinde yükleme sorulan “nerede” sorusuna cevap veren “evde” sözcüğü dolaylı tümleç görevindedir.  NOT  İsmin “-e, -de, -den” hâl eklerini alan her sözcük cümlede dolaylı tümleç görevinde bulunmaz. Bu ekleri alan sözcükler, cümlede zaman veya du­rum bildirirse, zarf tümleci olur.Örnek(ler)» Tam iki saat ayakta bekledik.”  (zarf tümleci)
» Unutma, akşama seninle buluşacağız.” (zarf tümleci)
Yukarıdaki cümlelerde “ayakta ve akşama” sözleri zarf tümleci görevindedir. Bunu yükleme sorduğu­muz sorulardan da anlayabiliriz. Birinci cümlede hâl ekini alan sözcük “nasıl”, ikinci ve üçüncü cüm­ledeki sözcükler ise “ne zaman” sorularına cevap vermektedir. 

2.3. Zarf Tümleci (Zarf Tamlayıcısı)

Yön, zaman, tarz, sebep, miktar, vasıta ve şart bildirerek yüklemi tamamlayan ve yükleme sorulan “ne zaman, nasıl, niçin, niye, neden, ne kadar, ne şekilde?” gibi sorulara cevap veren söz ya da söz öbekleri cümlede zarf tümleci (zarf tamlayıcısı) olarak kullanılır.Örnek(ler)» Batuhan bugün derse gelmedi. (ne zaman gelmedi?) (zarf tümleci)
cümlesinde yükleme sorulan “ne zaman” sorusuna cevap veren “bugün” sözü zaman bildiren zarf tüm­lecidir.» Tuğçe derslerine çok çalışırdı. (ne kadar çalışırdı?) (zarf tümleci)
cümlesinde yükleme sorulan “ne kadar” sorusuna cevap veren “çok” sözcüğü miktar bildiren zarf tümleci görevinde kullanılmıştır.  NOT  Aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri vb.” sözcük­ler, yalın halde kullanıldığında zarf tümlecidir. An­cak bu sözcükler isimlere eklenen hâl eklerini aldıklarında zarf tümleci olmaz, cümlenin farklı bir ögesi olur.Örnek(ler)» Ahmet, dışarıya çıkmıştı. (nereye çıkmıştı?) (dolaylı tümleç / yer tamlayıcısı)
cümlesinde “Nereye çıkmıştı?” sorusuna cevap ve­ren “dışarıya” sözcüğü “-e” hal eki aldığı için dolay­lı tümleçtir.
» Görevli, içeriyi kontrol etti. (nereyi kontrol etti?) (nesne)
cümlesinde “Nereyi kontrol etti?” sorusuna cevap veren “içeriyi” sözü hal eki aldığı için nesne göre­vindedir.» Aşağı bakma sakın.
cümlesinde “Nereye bakma?” sorusuna cevap ve­ren “aşağı” sözü hal eki almadan yön bildirdiği için zarf tümlecidir. 

2.3.1. Edat Tümleci

Yüklemin ne ile (hangi araçla), kimin ile, hangi amaçla, yapıldığını gösteren söz öbeklerine edat tümlecidenir. Yükleme sorulan “ne ile, ne için, kiminle, kimin için?” sorularıyla bulunur.Edat tümleci olarak adlandırılan tümleçler de birer zarf tümlecidir. Çıkmış sorularda, seçeneklerde bile olsa, edat tümleci adının geçtiği görülmemiştir. Ancak bazı soruların çözümünde yardımcı olduğu söylenebilir. Eğer seçeneklerde “edat tümleci” adı geçmiyorsa, siz “edat tümleci” olarak gördüğünüz söz öbeklerine zarf tümleci de diyebilirsiniz.Örnek(ler)» O, bütün yazılarını, dolma kalemle yazar. (ne ile yazar?)
» Bu araştırmayı arkadaşlarıyla yapmış. (kiminle yapmış?)
» Bu yemekleri sizin için hazırladım.(kimin için?) 

3. Ara Söz

Herhangi bir ögenin açıklayıcısı olarak cümleye gi­ren, iki virgül veya iki kısa çizgi arasında yer alan, cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında her­hangi bir daralmaya yol açmayan, bazen bağımsız olarak da cümleye girebilen sözcük ya da sözcük gruplarına ara söz denir.Örnek(ler)» Dil, insanın en güçlü silahı, konuştukça etkisini gösterir.
» İzmir’e, doğduğu kente, gidiyordu.
» Yaşlı adam onu, kara kuru çocuğu, bağrına bastı.
Yukarıdaki cümlelerde ara söz, cümlenin sırasıyla “özne, dolaylı tümleç, nesne” gibi öğelerini oluştur­muştur.» Ülkenize, Belçika’ya, bizi de davet eder misiniz?
» Dünyanın en yüksek noktasına, Everest’e, bir Türk sporcu da tırmandı.
cümlelerinde “Belçika” ve “Everest’e” sözleri ara sözdür ve dolaylı tümleçlerin açıklayıcısı olarak kul­lanılmıştır.  NOT  Ara söz, bir ögenin açıklayıcısı olarak kullanıl­mışsa, daima açıkladığı ögeden sonra gelir. Bir ögenin açıklayıcısı olarak kullanılmamışsa cümlede bağımsız olarak kullanılır ve cümle dışı unsur olarak kabul edilir.Örnek(ler)» O günün akşamı, sen de hatırlayacaksın, çay bah­çesinde oturmuştuk.
cümlesinde “sen de hatırlayacaksın” sözleri ara sözdür; ama herhangi bir ögenin açıklayıcısı olarak kullanılmamıştır dolayısıyla cümle dışı unsurdur.

Cümlenin Öğeleri Resimleri

  • 2
    Cümlenin Öğeleri Kavram Haritası 4 ay önce

    Cümlenin Öğeleri Kavram Haritası

Cümlenin Öğeleri Sunumları

Cümlenin Öğeleri Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Cümlenin Öğeleri Ek Bilgileri

  • 2
    4 ay önce


    Cümlenin Öğeleri Konu Anlatımı



     

    Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle (tümce) denir. Cümle, özne ve yüklem gibi temel; nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci gibi yardımcı ögelerden oluşur.
    Şimdi cümlenin ögelerine tek tek değinelim.
    1. YÜKLEM
    Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Yüklem, tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer ögeler yüklemin tamamlayıcı ögeleridir.
    Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız. Örneğin;
    “Anlıyorum” sözcüğü “anlamak” eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini gösteriyor. Öyleyse yargı bildiriyor demektir. Dolayısıyla bu, bir cümledir.
    “Bugün mutfakta anneme yardım ettim.”
    cümlesindeki altı çizili söz birleşik fiil olduğu için,
    “Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.”
    cümlesindeki altı çizili söz isim tamlaması olduğundan,
    “Türkçe dersimize giren kişi genç bir öğretmendi.”
    cümlesindeki altı çizili kısım ise sıfat tamlaması olduğundan bölünemez ve bu şekilde yüklem olur.
    2. ÖZNE
    Cümlede yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da oluş içinde bulunan öğedir. Cümlenin temel öğesidir. Ancak her cümlede bulunmak zorunda değildir.
    Cümlede özneyi bulmak için yükleme “kim” ve “ne” sorularını sorarız. Ancak özellikle “ne” sorusu, nesneyi bulmak için de sorulduğundan, biz özne sorusunu yükleme değişik biçimde sorarız. Örneğin;
    “Bu elbiseyi annem aldı.”
    cümlesinde “aldı” yüklemdir. Özneyi bulmak için yükleme “Alan kim?” diye soruyoruz. Cevap olarak “annem” geliyor. Öyleyse cümlenin öznesi bu sözcüktür.
    Cümlede özne yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, açık olarak verilebileceği gibi, yüklemin çekiminden de çıkarılabilir. Cümlede olmayan, yüklemdeki kişi eklerinden anlaşılan bu tür öznelere “gizli özne” adı verilir.
    “Ders çalışmana yardım ederim.”
    cümlesinin yüklemi “yardım ederim” sözcüğüdür. Özneyi bulmak için “Yardım eden kim?” diye soruyoruz, “Ben” cevabı geliyor; ancak bu söz cümlede yok, biz bunu yüklemin bildirdiği kişiden çıkarıyoruz. Öyleyse bu cümlenin öznesi gizli öznedir. Bu özne cümlede var olan ögelerden biri sayılmaz.
    Yani “Gördüm.” cümlesinde öznenin “ben” olduğu görülse bile bu cümle sadece yüklemden oluşmuş sayılır.
    Bazı cümlelerde işi yapan belli değildir. Bu cümlelerde işten etkilenen öğe sözde özne kabul edilir.
     
    “Sokaklar çok güzel temizlendi.”
    cümlesinde işi yapan belli değildir. Ama işten etkilenen öğe vardır. “Temizlenen ne?” sorusu bize “sokaklar” sözcüğünü veriyor. Bu şekildeki öznelere sözde özne denir.
    Bazı cümlelerde ise özne bulunmaz. Yani eylemi yapan bazen belli değildir.
    “Yağmurlu havalarda geziye gidilmez.”
    cümlesinde “gidilmeyen ne, gidilmeyen kim?” gibi sorulara cevap alınmaz. Öyleyse cümlenin öznesi yoktur.
    3. NESNE
    Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir. Yükleme sorulan “kimi, neyi, ne” sorularına cevap verir. Nesneler hâl ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir.
    a. Belirtili Nesne
    Nesne görevinde bulunan söz, “-i” hâl ekini almışsa, nesneye belirtili nesne denir.
    “Kitabı öğretmenden aldı.”
    cümlesinde “kitabı” nesnesi “-i” hal eki aldığından belirtili nesnedir.
    b. Belirtisiz Nesne
    Nesne görevinde bulunan söz “-i” hâl ekini almamışsa buna, belirtisiz nesne denir.
    “Akşama kadar odasında kitap okudu.”
    cümlesinde “kitap” nesnesi bu eki almamış ve belirtisiz nesne olmuştur.
    4. DOLAYLI TÜMLEÇ
    Yüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren öğedir. Yükleme sorulan “-e”, “-de” ve “-den” hâl eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu, bunun diğer ögelerle karışmasına engel olur.
    “Çözemediği soruları bana sorar.”
    cümlesinde altı çizili öğeyi bulabilmek için yükleme “kime” sorusunu soruyoruz. Soru da cevap da aynı eki almış. Öyleyse “bana” sözü dolaylı tümleçtir.
    “Akşama eve geç kalmayın.”
     
    cümlesinde altı çizili sözcük de “-e” hâl ekini almıştır. Ancak bu ögeyi bulmak için yükleme “ne zaman” sorusunu soruyoruz. Görüldüğü gibi soru hâl eki almadan soruluyor. Öyleyse bu, “-e” hâl eki almış olmasına rağmen dolaylı tümleç değildir.
    Aynı durumu “-de” ve “-den” eklerinde de görebiliriz.
    “Sabah erkenden dağa çıkacağız.”“Öğrenciler henüz dersten çıkmadı.”“Okulun bahçesinde top oynadık.
    cümlelerindeki altı çizili sözler dolaylı tümleçtir.
    5. ZARF TÜMLECİ
    Yüklemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren ögelerdir. Bunların her biri değişik bir soruyla bulunur.
    “Yazın bol bol kitap okuyacağım.”
    cümlesindeki altı çizili zarf “ne zaman”,
    “Arabamız engebeli yolda ağır ağır ilerliyordu.”
    cümlesinde altı çizili zarf “nasıl”,
    “Çocuğun dersleri şaşılacak kadar iyiydi.
    cümlesindeki altı çizili zarf “ne kadar”,
    “Ayakkabıları içeri alın.”
    cümlesindeki altı çizili zarf “nereye” sorusuna cevap vermiştir. Yükleme sorulan bu sorulara cevap veren ögeler daima zarftır.
    CÜMLE VURGUSU
     
    Cümlede asıl anlatılmak istenen öge vurgulanır. Biz konuşurken, önemsediğimiz ögeyi cümlenin herhangi bir yerinde ses tonumuzu yükselterek vurgulayabiliriz. Ancak yazıda bunu yapamayacağımızdan, vurgulamak istediğimiz öğeyi yükleme yaklaştırırız. Yani cümlede yükleme en yakın öğe, en çok vurgulanan öğedir.
    “Babam bizi dün fuara götürdü.”
    cümlesinde yükleme en yakın olduğu için dolaylı tümleç,
    “Babam bizi fuara dün götürdü.”
    cümlesinde yükleme en yakın olduğu için zarf tümleci;
    “Babam fuara dün bizi götürdü.”
    cümlesinde yükleme en yakın olduğu için nesne;
    “Dün fuara bizi babam götürdü.”
    cümlesinde yükleme en yakın olduğu için özne vurguludur.
    ARA SÖZ
    Cümleyi söylerken söz arasına sıkıştırılan, bazen bir öğenin açıklayıcısı, bazen cümle dışı unsur olan söz veya söz öbeklerine ara söz denir.
    “Büyüdüğüm o güzel şehri, Bursa’yı, asla unutamam.”
    cümlesinde “Bursa’yı” ara sözü cümlenin nesnesinin açıklayıcısı olarak kullanılmıştır. Ara söz daima açıkladığı öğeden sonra gelir.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Cümlenin Öğeleri Kavram Haritası
Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin